15.BOZCAADA KÜLTÜR SANAT VE BAĞBOZUMU FESTİVALİ

06-07 EYLÜL 2013

 

06 EYLÜL 2013 CUMA GÜNÜ 

Saat:17.00-18.30 Ataol Şarapçılık, Talay Şarapçılık, Yunatçılar 

şirketlerine ait bağlarda bağbozumu 
Yer: Şarap fabrikaları (Müracaat şirketlere 
yapılacak olup, yerler kontenjanlıdır.)
Saat:19.00 Temsili Küfeler ile üzüm getirilmesi 
Yer: Jandarma Önünden Cumhuriyet 
Meydanına Hareket 
Saat:19.00-19.30 Festival Açılış Töreni
Konuşmalar 
Çanakkale Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları
Gösterileri 
Kepez Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu 
Çan Halk Eğitim Merkezi -Türk Halk Oyunları 
Ekibi 
Saat:20.00 Tavla Turnuvası
Yer: Aydo Cafe 
Saat:20.30 Halı Saha Futbol Turnuvası (10 yaş)
Yer: Halı Saha 
Saat:21.30 Üzüm Yarışması 
Yer: Kale İçi 
Saat:22.00 Konser: Nev
Yer: Kale İçi 
 

07 EYLÜL 2013 CUMARTESİ GÜNÜ 

Saat:19.30 Futbol Turnuvası (Ödül Töreni)
Yer: Halı Saha 
Saat:20.00 Tavla Turnuvası Ödül Töreni
Yer: Aydo Cafe 
Saat:21.15-22.30 Üzüm Güzeli Yarışması 
Yer: Kale İçi 
Saat:22.30 Konser: EXTRA-ORCHESTRA
Ünlüler Orkestrası 
Yer: Kale İçi 
 

8 EYLÜL 2013 PAZAR GÜNÜ 

Saat:21.00 Tiyatro: Aşk
Çanakkale Sanat Tiyatrosu 
Yer: Cumhuriyet Meydanı 
 
-Rengigül Sanat Galerisi (24.08.2013-08.09.2013)
Solmaz AKSOY Kişisel Resim Sergisi 
Göktürk AÇIKALIN ve Nevi YAVAŞÇA Karma Sergisi 
-Sanat Galerisi(07.09.2013-30.09.2013) 
Adalı Sanatçıların Ada Karma Sergisi 
-Resim Evi Devamlı Galeri Orijinal Bozcaada Resimleri Sergisi (06.09.2013-25.09.2013)
 
NOT:06-07 Eylül 2013 Cuma ve Cumartesi geceleri saat:01.00’de Bozcaada’dan Yükyeri iskelesine ek sefer yapacaktır.









                                    



                                           BAĞ BOZUMU



Bozcaada'da bağ bozumuydu hasadın adı. Bozmak aslında yapmak, üretmek, alın terinin payı, bağcının bayramıydı her bağ bozumu zamanı. Aslında bağ bozumu derken yapıcı bir bereketin ve umutların yükseldiği ve bir yılın semeresi değilmiydi bağcıların yüreğinde?Bağ bozumu bağcının dügünü, nevruzu, hazzı ve umutları değil midir?Kimbilir ne umutlar ile dikti ataları o cansız çubukları, iyi dilekler ile, dualar ile .Bıraktılar toprağa ve örttüler üzerini bir bebeği örter gibi.Yüreğindeki umut ateşini. Belkide geleceğini.Doğaya bereket ve zenğinlik katan asmaların yapraklarının liflerine yüklemedilermi ki alın terinin kutsal çiğ taneciklerini.Bağ bozumu gelin karşılanır gibi karşılanır, yüreklere umutlar yükleyerek.Bağcının harmanı gibidir ve bağ bozumu başlar.Gelinlik kızların çeyiz parası yüklenir, asma yaprağın kehlibar sarısı mücevherlerine.Sabahın erken saatlerinde, güneşin sıcaklığı, şefkati geceden kalma çiğ taneciklerini sarar, hasret ile.Isıtır toprağı olmamış korukları .Üzümler kesilir türkülerle ağıtlar ile ustaların önüne  dizilir..Her usta hali ruh iyesini yansıtır, dikdörtgen kasaların içine yüreğindeki Sevdalarını koyar, itina ile süsler bir gelini süsler gibi .Bağ bozumunun salkımlarının altın sarısı renklerinin, diğer bir güzelliği de yaza merhaba demesidir.Ayazma'nın buz gibi suları ile, ateş böceklerinin doğaya kumsallardaki ayak izlerine seslenişidir.

  Efsaneler canlanır Bozcaada'da. Yılda bir kez de olsa, evler, oteller, pansiyonlar süslenir. Yeşilin ve denizin kucaklaşması belki de hasret dolu kucaklaşmasıdır bedenlerde. Umut ile bekleşir dostlar, bolluğun bereketin payını almak için, çabalar boşa gitmesin diye.

Farklı üzümler, farklı zamanlarda kesilse de. Farklı anlamlar, farklı lezzetler sunsa da damak tadımıza, hep aynı kalır asmanın, kütüğün adı .

Bozcaada'da bağ bozumuydu yazın adı.Oysa geride bıraktık kaç kere hep dedik ki; yenisene daha iyi bakacağız asmalara.

Bu sene Allah bereket versin diye temenniler yükledik, hayal kırıklıklarımızın çelişki dolu ezikliğine. Hep özledik Kaf dağının arkasındaki baharları ve bereket dolu eski günleri.Bağ bozumları hep yükledi yüreğimize çelişki ,de olsa keşkelerimizi.

Başımıza gelince gördük bağlarımızın ve emeklerimizin tükenmişliğini, bir o kadar da çaresizliğini. Aslında biz adalılar bağ kütüğü dik kel ile bağ motorları ve eski anılar arasında gidip gelmedik mi?

Kısacası dostlar; eskiden bağlarımızı kendi ellerimizle yapamasak da, en azından takip ederdik.Şimdi ise emanet ediyoruz. Emanet, bazen yaşamda bizleri zor durumda bırakıyor.,

Bozcada'mızdaki bağlarımızı da her ne kadar isyan etsek de bizler tüketmedik mi ? Önce öz değerlerimize ve sembolleşmiş isimlere sahip çıkıp, koruyacağız .Bozcaada'nın her şey den önce sembolleşmiş, kehribar sarısı mücevheri olan üzümlerine de sahip çıkalım, çıkalım ki, çocuklarımız bizler gibi eskiyi, geçmişi özlemesinler .Öyle bir miras bırakalım ki geleceği ve ileriyi hedeflesinler .Eee ne diyelim dostlar; gün olaaa, harman ola...


LÜTFÜ KOYUNCU


Bozcaada40@hotmail.com