Bozcaada Tenedos'a Hoşgeldiniz - 26.03.2017

Gezilecek Yerler

Bozcaada’da Gezilecek Yerler

– Bozcaada Kalesi :

Bozcaada-kalesi

Venedik, Ceneviz ve Bizanslılar döneminde kullanılmıştır. Tarihi Fenikelilere kadar uzanmaktadır. İlk ne zaman ve kim tarafından yapıldığı maalesef bilinmiyor. Fatih Sultan Mehmet tarafından 1455’te restore edilmiştir. Kalenin duvarında 1815’te Sultan 2. Mahmut zamanında yapılan onarım kitabesi bulunmaktadır. Türkiye’de günümüze kadar yapısını bozmadan gelebilmiş kalelerden biridir. Kale bir su hendeği ile adadan ayrılmıştır ve üç tarafı denizle çevrilidir. Kaleye geçiş hendeğin üzerinde bulunan asma kapılar vasıtasıyla yapılmakta imiş. Şu an ise köprüyle geçilmektedir. Kalenin bahçesinde adadan çıkan tarihi eserler sergilenmektedir. Konumu nedeniyle kaleden ada manzarası bir başkadır. Kalenin içinde revir, cephanelik, cami, kışla gibi binalar yer almaktadır. Eskiden yaşamın bulunduğu kale şimdi çeşitli festival ve etkinlikler için kullanılmaktadır.
Kale 10:00 ve 20:00 saatleri arası ziyarete açıktır.

– Bozcaada Müzesi

bozcaada-Muze-bina

Rum mahallesinde bulunur. 2005 yılında Hakan Gürüney tarafından kurulmuştur. Bozcaada’nın geçmişine dair eşyaları, fotoğrafları, evrakları, kitapları, katalogları, Tenedos sikkelerinden yapılmış takı ve kupaları ilgi çekici ve zevkli açıklamaları eşliğinde inceleyebilirsiniz. Müze 2013 yılında UNESCO’dan ” Yunan kültürünü, Yunanistan dışında en iyi şekilde tanıtarak, iki halk arasında barışın yayılmasını sağladığı” gerekçesiyle ödül almıştır. Giriş öğrenci için 5 TL, yetişkinler için 10 TL’dir. 1 Mayıs ve 31 Ekim tarihleri arasında 10:00 ve 20:00 saatleri arası ziyarete açıktır. Daha fazla bilgi için www.bozcaadamuzesi.net’i inceleyebilirsiniz.

– Bozcaada Yenikale

bozcaada-yenikale

Rum mahallesinin arkasında yer alan kale zorlu bir yürüyüşün ardından ulaşılan dik bir yamaçta bulunmaktadır. Bulunduğu yerin harika bir manzarası vardır. Osmanlı döneminde 1827 yılında Bozcaada Muhafızı Hafiz Ali Paşa’nın isteğiyle yaptırılmıştır. Yenikale’de pişmiş topraklar, seramik ve mezar kalıntıları bulunur.

– Şarap Fabrikaları

Bozcaada denilince ilk akla gelen şarap ve üzümdür. Eski şarap fabrikalarından olan 3 marka ada merkezinde bulunurken, sonradan açılan diğer fabrikalar merkez dışındadır. Talay, Corvus ve Amadeus şarap fabrikaları sezon boyunca talebe göre tur düzenlemektedir. Bu turlara katılarak şarap yapımı hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz. Satış mağazalarından şarapları tadıp satın alabilirsiniz. Diğer şarap fabrikaları ise Gülerada, Ataol ve Yunatçılar’dır.

– Meryem Ana Kilisesi

bozcaadatenedos.com

bozcaadatenedos.com

1869 yılında yapılmış olan ve Rum Ortodoks cemaatine ait olan kilise günümüzde hala kullanılmaktadır. Yapılışı Venediklilerin zamanına kadar uzanmaktadır. Bahçesinde 1895 yapılmış olan çan ve saat kulesi bulunmaktadır. 2006 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın bağışlarıyla bu bölümler restore edilmiştir. Kilisenin tam adı Teodoku Rum Ortodoks Kilisesi’dir. Çan kulesi 23,8 metre olup adanın bir çok yerinden görülebilmektedir. Pazar günleri sabah 8’de ayin için açılan kilise diğer günlerde kapalıdır.

– Polente Feneri ve Rüzgar Gülleri

bozcaada_polente_ruzgargulleri

Adanın en batı ucunda 2000 yılında kurulmuş olan 17 tane rüzgar türbini bulunmaktadır. Bu yerin en ucunda ise 1861 yılında yapılmış olan Polente Feneri bulunmaktadır. Hayatınızda seyredebileceğiniz en büyüleyici gün batımını buradan izleyebilirsiniz. Giderken yanınıza bir ada şarabı almanızı ve piknik sepeti yapmanızı tavsiye ederiz. Gecesinde ise etrafta hiç ışık bulunmadığı için yıldızları çok net görebilirsiniz. Sezon boyunca ada içi ulaşımı sağlayan minibüsler, gün batımına yakın tüm adayı dolaştıktan sonra buraya gelerek gün batımına kadar mola vermektedir. Aracı olmayanlar bu minibüslerle ulaşım sağlayabilir. Aracınız var ise Elektrik Santrali tabelalarını takip ederek buraya ulaşabilirsiniz.

– Alenxandria Tros :

Adanın güneybatısında yer alan bu antik kent, zamanında görkemli caddelere ve dev yapılara ev sahipliği yapmaktaydı. Anadolu ve Makedonya arasındaki önemli bir liman kentiydi. Büyük İskender anısına kurulmuştur. O dönemde 60.000 kişilik bir nüfusa sahipti. 8 kmlik surlarla çevrilmiştir. Detaylı bir arkeolojik kazı yapılmadığından dolayı pek çok kalıntısı halen toprak altındadır.

– Göztepe :

Göztepe adanın en yüksek zirvesidir. Müthiş bir manzara burada sizi beklemektedir. Günbatımını seyretmek için gitmeniz gereken ikinci durak burasıdır. Adanın zirvesi olan bu yer 192 metre yüksekliğindedir ve buradan adanın tüm noktalarını panoramik olarak seyredebilirsiniz. Ulaşımı pek kolay değildir. Dik bir yamaçtan sarmallar halinde dolanarak bu zirveye ulaşılır. Ancak çıktığınızda manzara size bu yorgunluğu kesinlikle unutturur. Araba kullananların bu yolda dikkatli olmalarını tavsiye ederiz. Araç kullanmadan ulaşmak isterseniz merkezden bu noktaya yürümeniz yaklaşık 1 saat sürecektir. Zirveden Gökçeada’yı, Semadirek adasını, Midilli adasını ve Çanakkale Boğazını da görebilirsiniz. Tepede yalnızca radyolink istasyonu olan bir bina bulunmaktadır. Buradan dolunayın doğuşunu, gün batımını ve yıldızları izleyebiliceğiniz vakitleri tercih etmenizi tavsiye ederiz. Rüzgar burada bir hayli güçlü estiğinden yanınıza bir şeyler almanız gerekebilir. Puslu olmayan bir havada giderek bu güzel ada manzarasını kuş bakışı seyretmeden adadan dönmeyin.

– Ayazma Manastırı:

Yunanca “haigsme” kelimesinden türeyen Ayazma, kutsal su anlamına gelmektedir. Ayazma Plajına giden yolda yokuşun sağ tarafında bulunmaktadır. Burada çift oluklu bir tarihi çeşme (Ayazma Çeşmesi), 8 çınar ağacı, 2 tane tek katlı yapı ve küçük bir manastır yer almaktadır. Manastır Rum Ortodoks cemaatine aittir. Rumlar yerleşim yerlerine uzakta bulunan küçük kiliselere manastır demektedir. Rum azize Aya Paraskevi adına yapılmıştır ve onun adını taşımaktadır. Aya Paraskevi Ortodoks inancında önemli yeri olan bir azizedir. M.S 138-161 yılları arasında yaşamıştır. 1734 yılında Manolaki Manodilis tarafından inşa ettirilmiştir. Sadece özel günlerde ibadete açılmaktadır. 26 Temmuz’da kutlanan Rumların Aya Paraskevi gününde kalabalık bir grubun burada düzenlediği eğlenceye Ayazma Panayırı adı da verilmektedir. Manastırın ibadete açıldığı günlerden biri de budur. Bu günde manastırın altında bulunan dilek mağarasında ziyaretçiler mum yakıp adak adar ve çalı çırpıdan dileklerini tarif edicek şekiller yaparlar.
Bahçesinde bulunan heybetli çınarların gölgesi ve sürekli akan çeşmesiyle piknikçilerin uğrak yeri haline gelmiştir. Efsaneye göre çeşmesinden su içenin artık adalı olacağı rivayet edilmektedir.

– Sanat Galerileri :

Adada 2 tane sanat galerisi bulunmaktadır. Bunlar sakin bir ara sokakta yer alan Rengigül Sanat Galerisi ve müzenin hemen yanında yer alan Bozcaada Sanat Galerisi’dir. 10 günde bir yeni sergi açılışlarına ev sahipliği yapan bu galerilere tüm sanatseverlerin uğramasını salık veririz.

– Bozcaada Sokakları :

Feribottan indiğinizde karşınıza çıkan yerleşim yeri adanın tek merkezidir. Eskiden ortasından geçen bir dereyle Rum ve Türk mahallesi olarak ikiye ayrılmıştır. Şu an dere bulunmamaktadır ancak yapı farkı nedeniyle mahalle arasındaki ayrımı ve hangi mahallede olduğunuzu farkedebilirsiniz. Adanın merkezi nostaljik ve şirin sokak ve binalarıyla tam bir balıkçı kasabasıdır. Türk mahallesindeki evler genelde ahşap yapıda dar sokaklarda bulunmaktadır. Rum mahallesinde ise evler ve sokaklar daha bakımlı ve ciddidir. Mahallenin ortasında bir kilise ve saat kulesi bulunmaktadır. Turistik mekan ve cafeler genellikle Rum mahallesindedir. Türk mahallesinde daha çok pansiyonlar ve oteller bulunmaktadır. Bu ara sokaklarda dolaşırken fotoğraf makinenizi yanınızdan eksik etmemenizi tavsiye ederiz zira küçük ve şirin pek çok ayrıntı yakalamanız mümkün. Özellikle değişik bir cins olan kargaları Bozcaada’da fotoğrafçılar ve sanatçılara ilham kaynağı olmuştur. Yaklaşık 1 saatte tüm sokaklarını dolaşabilirsiniz.

– Alabey Camii :

Tam olarak kim tarafından hangi zamanda yapıldığı bilinemeyen Alabey Camii Bozcaada’nın meydanında, parkın hemen karşısında yer almaktadır. Camiide yer alan bilgilere göre Miralay Ahmet Bey tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Alabey ismi de buradan gelmektedir. 1700’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen camiinin geniş avlusuna çıkan kemerli kapıların önünde ve arkasında birer kitabe bulunmaktadır. Bu kitabeler tahribata uğradığı için yazıları zamanla silinmiştir. Ancak okunabilen kısımlarda yazılı olan 1903 tarihinden camiinin bu yılda onarıldığı düşünülmektedir. Camii bahçesinde 16 ve 19. YYlara ait mezarlar, şadırvan ve Kuran Kursu için kullanılan küçük odalar bulunmaktadır. İçinde bulunan 14 mezardan bir tanesi de Osmanlı sadrazamlarından Hamit Paşa’ya aittir.

– Aburga Ahmet Dede Türbesi :

Feribotla adaya yaklaşırken sol taraftaki bir burnun tepesinde fark edebiliceğiniz türbenin içinde 10 adet mezar bulunmaktadır. Rivayete göre bu türbede denizciler dua eder, adak adarlarmış. Türbe halen ada halkı tarafından kullanılmaktadır. Bozcaada’da bulunan 1714 yılına ait Osmanlı’dan kalma en eski mezarlık da burada bulunmaktadır.